Milli Savunma Bakanlığının, NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Kilis'te bulunan Güler, 11'inci Hudut Tugay Komutanlığında görevli personele hitaben konuştu. Bakan Güler, küresel ölçekte güvenlik ortamının giderek karmaşıklaştığı, özellikle Türkiye'nin güney coğrafyasında kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini belirterek, "İçinde bulunduğumuz hassas süreçte ülkemizin bekası, asil milletimizin huzuru ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması hepimizin öncelikli görevidir. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz karada, denizde ve havada icra ettiği tüm faaliyetlerde hak ve menfaatlerimizi en güçlü şekilde korumak için büyük bir özveriyle görev yapmaktadır." ifadelerini kullandı.
Bütüncül güvenlik anlayışının sınır hattındaki temsilcilerinin hudut birlikleri olduğuna dikkati çeken Güler, "Nitekim 11'inci Hudut Tugay Komutanlığımız kritik önemdeki Kilis ve Gaziantep hudutlarımızın korunması, yasa dışı geçişlerin ve terörist sızmaların önlenmesi hususunda büyük bir özveriyle görev yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir." şeklinde konuştu.
"Suriye ordusu entegrasyonu kabul etmeye mecbur bıraktı" Güler, Suriye'de devlet otoritesinin çöktüğü ve terör örgütlerinin sınırın hemen güneyinde alan kazandığı kaotik ortamda, başta Kilis olmak üzere hudut hattının asimetrik tehditlerle yüzleştiğini, sınırdaki karakollar hatta meskun mahallerin roket ve havan saldırılarına maruz kaldığını hatırlattı. Tehditleri bertaraf etmek için şanlı ordunun sınır ötesi operasyonlarını emsalsiz bir kahramanlıkla icra ederek tesis ettiği güvenli bölgelerle hudutların emniyetini ileriden sağladığını, bu sayede Kilis dahil sınır şehirlerin huzur ve istikrara kavuştuğunu belirten Güler, şöyle devam etti: "Geldiğimiz bu noktada terör örgütünün hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Devletimiz de terörle mücadelede kaydedilen bu önemli aşamayı dikkate alarak milli birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde 'Terörsüz Türkiye' sürecini başlatmıştır. Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de devletimizin ve ülkemizin bekası ve çıkarları doğrultusunda bu süreci ilk günden itibaren samimiyetle destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Aynı zamanda süreç başladığından bu yana nihai başarıya ulaşmak için örgütün bir an önce tüm bölgelerde silah bırakması gerektiğini, 34 konuşmamızda defaatle ifade ettik. Bu samimi çağrılarımıza rağmen mutabakat ve entegrasyona dair somut ve bağlayıcı bir adım atmayan örgütün süreci istismar etme çabaları devam etti. Bunun üzerine Suriye ordusu icra ettiği başarılı operasyonlarla geniş bir alanı örgüt unsurlarından temizlemiş böylelikle örgütü ateşkes istemeye ve entegrasyonu kabul etmeye mecbur bırakmıştır. Esasen bölgenin demografik gerçeklerini ve yerel halkın iradesini temsil etmeyen, yıllardır iç savaş ortamında halka eziyet edip bölgenin kaynaklarını sömüren örgütün bu sonuçla karşılaşmasından başka bir durum olamazdı."
Suriye'de entegrasyon süreci Suriye'deki entegrasyon sürecine de değinen Güler, "Artık YPG-SDG'nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları'nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur. Buna yönelik çalışmaların başlamasını memnuniyetle karşılıyor, entegrasyon sürecinin Suriye'nin siyasi birliği ile tek ordu esaslarını güçlendirecek şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Suriye yönetimiyle bu konuda yakın bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Güler, bu süreçte sınır hattında görev yapan Mehmetçiğin üstlendiği caydırıcılık rolünün de son derece kritik olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Her türlü senaryoya karşı sergilediğiniz teyakkuz ve sorumluluğunuza tevdi edilen görevleri hassasiyetle yerine getirmeniz hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasının açık bir göstergesi olmuştur. Bundan sonra da ülkemizin güvenliğini tehdit edecek en küçük riske dahi fırsat tanımayacak sahadaki tüm gelişmeleri dikkatle izleyerek Suriye yönetimine destek olmaya devam edeceğiz. Zira Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile tek devlet, tek orduya dayalı idare ve güvenlik yapısının tesis edilmesi, sınırlarımızın kalıcı emniyeti açısından vazgeçilmezdir."