Serkan Özcan: Sayın Cumhurbaşkanı gerçeklikle olan ilişkisini yitirmiş durumda

politika Haber Girişi : 14 Eylül 2021 17:46
Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, düzenlediği basın toplantısı ile partisinin gündeme ilişkin görüş ve önerilerini kamuoyu ile paylaştı.

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, düzenlediği basın toplantısı ile partisinin gündeme ilişkin görüş ve önerilerini kamuoyu ile paylaştı. 

pasinler belediyesi

 

Gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Özcan’ın gündeminin ilk sırasında Cumhurbaşkanı’nın “Adalet” temalı konuşması vardı. Erdoğan’ın açıklamaları için “Bunlar paralel evrenin sözleri, siz zaten kuvvetler birliğini sağlamış bir sistemin Cumhurbaşkanısınız” diyen Özcan, Erdoğan’ın gerçeklikle ilişkisini yitirdiğini söyledi. 

 

Serkan Özcan’ın açıklamalarından bazı bölümler şu şekilde: 

 

Sayın Cumhurbaşkanı, Yargıtay’ın yeni binasının açılışında yine bir hukuk manifestosu sergiledi. Yine teorik güzellemeler yaptı. Adaletin tesisinin öneminden, yargının bağımsızlığından, devletin dininin adalet olduğundan bahsetti. Aynı ülkede mi yaşıyoruz inanın bilemiyorum. Bir ana muhalefet lideri gibi konuşuyordu Sn. Cumhurbaşkanı. Sanırsınız ki ülke son 5 yıldır onun ellerinde şekillenmiyor. “Adalet yoksa zulüm olur” falan diyor. Her türlü atama ve denetim yetkisine sahip, son 3 yıldır Kuvvetler Birliğinin her biçimini bize göstermiş sayın Cumhurbaşkanı acaba bu sözleri kime söylüyor? 

 

ŞAYET BU MÜCADELEYİ VEREMİYORSANIZ O KOLTUKTAN KALKIN!

 

Ya Sayın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül? O daha da ileri gidiyor. Sanki bir yerlere mesaj vermeye çalışıyor. Diyor ki; "Statüko, beyaz Toros’ları sever. Statüko, faili meçhulleri sever. Ama biz statükoyu, beyaz Toros’ları, siyah Audi'leri, faili meçhulleri 2023'lere taşıyan, taşımak isteyen zihniyetle de mücadele edeceğiz" Hayırdır inşallah! Yönetimde tek söz sahibi olan bir sistemin başındakiler kime ne anlatmaya çalışıyorlar acaba? Koskoca Adalet Bakanı, Beyaz Torosları, faili meçhulleri engelleyemediğini itiraf mı ediyor? Kimi kime şikayet ediyorsunuz Sn.Bakan? Biz mi yollara barikat kurup engelleyelim? Biz mi sorumlu yerlere ehliyet liyakat sahiplerini atayalım? Biz mi denetleyelim İnsan Haklarını çiğneyenlerin fiillerini? Hayırdır. İçeride bir siyasi çekişme var da, bunu mu dışa vurumaya gayret ediyorsunuz? Birileri içeride bizzat bu icraatlarla ülkeyi yönetmek istiyor da, sizlerin engellemeye gücü mü yetmiyor? Biz o icraatların bu ucube sistemle birlikte arttığını, ülkenin 90’lar rejimine savrulduğunu biliyoruz da, bu halk, toplum, ağlama duvarı değil ki. Savcılar elinizin altında. İçişleri Bakanlığıyla koordinasyon içinde olmak zorunda olan sizsiniz. İstihbarat kurumlarıyla irtibatlı olma sorumluluğu sizde. Bize, kimi şikâyet ediyorsunuz Allah aşkına? Kaç zamandır o koltukta oturuyorsunuz. Birileri elinizi kolunuzu bağlamışsa, çıkıp açıkça bu millete gerçekleri söyleyin. Hukuk devletini teslim almış bu zorba gücün kim olduğunu, milletle ve yargıyla paylaşın. Ha şayet bu mücadeleyi veremiyorsanız, o koltuktan kalkın! Bizim bildiklerimizi, zaten yıllardır muzdarip olduğumuz konuları, bize itiraf etmenizin kimseye bir faydası yok.

SAYIN CUMHURBAŞKANI GERÇEKLİKLE İLİŞKİSİNİ YİTİRMİŞ DURUMDA

Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Adalet” temalı gerçek ötesi konuşmasına gelince, belli ki sayın Cumhurbaşkanı artık gerçeklikle olan ilişkisini her konuda olduğu gibi tamamen yitirmiş durumda. Ya da danışmanları, Prompter’a konan eski hatıralarla sayın Erdoğan’ı oyalıyorlar. O zaman bari biz kendisini uyaralım: Sayın Cumhurbaşkanı; “Adalet”, “hukuk”, “yargı bağımsızlığı”, “devletin dini adalet”, “Hz.Ali, Hz.Ömer” sözleri başka bir paralel evrenin cümleleri. Siz zaten Kuvvetler Birliğini oluşturmuş bir sistemin Cumhurbaşkanısınız. Tüm yetki elinizde. Dilediğiniz atamaları bir gece kararnamesiyle yapabiliyorsunuz. O halde sizi engelleyen, kontrol edemediğiniz ne oldu da, yargıdan şikayet ediyorsunuz? 

SİZ HUKUKA SAYGI DUYDUNUZ DA BİRİ Mİ ENGELLEDİ?

Siz hukuk devletine ve yargı kurumlarına saygı duydunuz da birileri mi engelledi? “AYM kararını kabul etmiyorum. Karara uymuyor, saygı da duymuyorum” diyen siz değil miydiniz? Yargılanan kişiler hakkında yargıya müdahale edip, onlar hakkındaki kararı toplum önünde veren, yargının birçok kararını yönlendirmeye çalışan siz değil miydiniz? Ya verilen “hak ihlali” kararlarını sert sözlerle eleştiren İçişleri Bakanınız, Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı tehdit ederken, çıkıp ona da böyle “hukuk” hatırlatmasında bulundunuz mu? Haddini bildirdiniz mi? “Hukukun kestiği parmak acımaz” dediniz de biz mi duymadık? Yargı bağımsızlığı öyle mi? Sizler hükümet olarak; kimler devlet açısından sakıncalı, kimler terörist ya da hain, kimler ne kadar içeride kalmalı diye yüksek perdeden konuşurken, atadığınız yargıçların bu ülkede bağımsız kararlar vermesini bekleyebilir misiniz? Bağımsız olmaya çalışanlara, hukuk dili ve zihniyeti dışında, kural tanımaz, keyfi, despotik söylemlerle hakaret edenlere, bu ilkeleri hatırlatıp haddini bildirdiniz de biz mi duymadık?     

“ADİL BİR TÜRKİYE” NASIL OLUR UNUTTUK! 

Sayın Erdoğan, kitap yazmışsınız “bir başka dünya mümkün” demişsiniz. “Daha adil bir dünya” için kolları sıvamışsınız. İyi, güzel, hayırlı olsun! Memlekete de dünyaya da hayırlar getirsin. Tamam da, siz son 4-5 yıldır, hassaten 2018’den bu yana, ülkeyi bambaşka hale getirdiniz. Bizzat seslendiğiniz o dünya da bizler de artık bu ülkeyi tanıyamaz olduk! Dünya daha adil bir yer olsun elbette. Ama önce evimizden başlasak olmaz mı? “Adil bir Türkiye” nasıl olur unuttuk!

BU ŞARTLARDA HAZIRLANAN BİR METNİN İTİBARI OLABİLİR Mİ? 

Biliyorsunuz yeni bir OVP açıklandı. Hazinenin hala bu ucube sistemde OVP yazabilmesi bile bir başarı aslında. Peki bu metne ne ölçüde itibar edeceğiz? Elbette bu metnin itibar görebilmesinin kriterleri var. En önemli kriter hali hazırdaki sistemde; Bağımsız düşünebilen, çalışma özgürlüğüne sahip bir bürokrasi olup olmadığı. TV’den sinyal alan bürokratlar tarafından yazılmış olması bile aslında bu metnin itibarının olmadığının en açık göstergesi. Bir diğer kriter ise bu metni hazırlayan siyasi iradenin geçmiş performansı, öyle değil mi? Hatırlayacak olursak; bundan 3 sene önceki OVP’ye göre enflasyonda bu yılı %5 ile kapatacaktık. Bugün enflasyon nerede? %19. Bu denli kötü performans gösteren bir siyasi iradenin hazırladığı dokuman güven verebilir mi? OVP bize diyor ki;

Önümüzdeki 4 yılda ortalamada %6,25 büyüyeceğim. “Madem bunu yapabiliyordunuz, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtiğimizden beri;

Neden sadece yıllık %2,4 büyüdünüz?” diye sormazlar mı insana?

Bir diğer itibar sorunu da hukuka, kurum ve kurallara olmayan saygı. Eğer bir ülkede OVP’yi hazırlayan kurum ve kurullar baştan aşağı çökertilmişse, bu metnin bir itibarı olabilir mi?

 

BU OYUNLAR TUTMAZ BEYLER! 

 

Şu seçim sisteminin değişmesi, ve %7 seçim barajı meselesinden ne anlamalıyız acaba? Bu iktidar daha fazla demokrasi, daha fazla temsilde adalet ve yönetimde istikrar istiyor olabilir mi? “Ne ilgisi var?” dediğinizi duyar gibi oldum. Peki şimdi ne oldu da barajın %7’ye düşürülmesine karar verildi? Neden %3 ya da %5 değil de 7 mesela. Öyle ya; Cumhurbaşkanlığı sisteminde zaten tek kişilik bir hükümet söz konusu. Yani seçim barajının yönetimde istikrarla bir ilgisi kalmadı. Belli ki ortada bir siyaset mühendisliği söz konusu. Ama bu mühendislik sadece önümüzdeki seçimleri içermiyor. Belli ki kaybedeceklerini anladılar ve bir sonraki seçimlerin taşlarını dizme telaşındalar. Müflis tüccarın eski defterleri karıştırması misali, “Yok baraj şu olsun, yok dar bölge öyle olsun” falan.

“Hadi seçim bölgesi sınırlarını da şöyle yapalım.” derlerse kimse şaşmamalı. Tabii ki işin içinde küçük ortağın kısa vadeli ihtiyaçları, meclise sokmak istemedikleri partilere yönelik hesaplar da var. Geçmişte de denenmiş ama tutmamış Bizans oyunları bu yüzden de devreye sokulmakta. Buradan açıkça söyleyelim, bu oyunlar tutmaz beyler. Millet o oyunları bozar; sandıkta yırtıp atar.