Saadet Partisi İl Başkanı Faik Çalık'tan Basın Açıklaması

Erzurum Haber Girişi : 07 Şubat 2020 20:27
Saadet Partisi Erzurum İl Başkanı Faik Çalık,Gündemi değerlendirdi.Erzurum Ekonomisini de gündemine alan Çalık,Doğalgaz ve Elektiriğe yapılan zamlara dikkat çekti.

faikçalık ile ilgili görsel sonucu

Saadet Partisi Erzurum İl Başkanı Faik Çalık,Ülke ve şehir gündemini değerlendirdi.Erzurum Ekonomisini de gündemine alan Çalık,Doğalgaz ve Elektiriğe yapılan zamlara dikkat çekti.
İşte Saadet Partisi İl Başkanı Faik Çalık'ın o açıklaması;
''Bu hafta basın toplantımızda yüreklerimizi parçalayan İdlib şehitlerimiz, Van ilimizde peş peşe yaşanan çığ felaketinde hayatını kaybeden kardeşlerimiz/şehitlerimiz ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bir uçağın pistten çıkması neticesinde hayatını kaybeden kardeşlerimiz var.
Bu vesileyle şehit olan bütün kardeşlerimize, çığ faciasında can kurtarmak için can veren yiğitlerden Saadet Partisi İpekyolu İlçe Başkanımız Mehmet Emin Kurt'a ve İspir Leylek Mahallesinden Cihan ERAT kardeşimize Allah'tan rahmet, acılı ailelerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Bunun yanı sıra yaralı kardeşlerimize ise biran evvel şifalar diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun.
İDLİB KRİZİ
Uzun zamandır gündemimizin ana maddelerinden birisi İdlib ve Suriye’de yaşananlardır. Neredeyse her hafta bu konu hem milletimizin hem de bizim gündemimizde yer almaktadır. Unutulmamalıyız ki; akan kan Müslümanların kanıdır ve bu bizi son derece üzmektedir. İdlib’te şu an yaşanan insanlık krizi ise adeta içimizi yakmaktadır.
Biz bugüne kadar hep barışçıl çözümden yana olduk, akacak olan kanın kimseye faydası olmayacağını vurguladık. Bu noktada Astana ve Soçi süreci bir nebze de olsa bizi umutlandırdı lakin şu an gerek Rusya’nın gerekse rejimin saldırıları ve askerlerimizin hayatını kaybetmesi bizi endişeye sevk etti. İdlib’te gerçekleşecek olan çatışmalar kimsenin faydasına olmayacaktır. Burada en büyük zararı ne yazık ki yine mazlum sivil halk görecektir. Bu sebeple İdlib’e rejimin başlattığı operasyonu durdurma çağrısı yapıyor ve tekrar barışçıl çözüm yolları aranmasını tavsiye ediyoruz. Bütün bu gelişmelere rağmen şunu da ifade etmek durumundayız; Sayın Cumhurbaşkanımızın Putin’le gerçekleştirdiği son görüşme akabinde Rusya ile irtibatın kesilmeyeceği ümit verici bir gelişme olarak ele alınmalıdır. Çünkü ister Astana ister Soçi olsun burada meydana gelen hadiselerin durması ancak Türkiye’nin, Rusya’nın, İran’ın ve Suriye Rejimi’nin birlikte takınacağı tavra bağlıdır. Gözlerimizi gerçeklere kapatamayız, gerçekler ağır! Şu an Suriye’de ki problemin çözümü kolay kolay kimsenin başarabileceği bir iş değil. Bunu vurgulamadan geçemeyiz, çünkü yıllardır kan akıyor. Eğer burada bir basiret gösterilir ve belirli bir süreçte burada barış temin edilirse ileri de burada entegrasyon sağlanabilir. Bu uzun vadeli bir süreç içinde ancak gerçekleşebilir.
ELEKTRİK VE DOĞALGAZA YAPILAN ZAM MAAŞLARA NEDEN YAPILMADI?
Gündemimize ekonomi ile devam etmek istiyorum.
Bildiğiniz üzere bu sene doğal gaz ve elektrik zamları milletimizi fatura ödeyemeyecek duruma getirdi. Şimdi sormak istiyorum; işçimize, emeklimize zam yapılırken enflasyon rakamları baz alınırken doğalgaza ve elektriğe yapılan bu fahiş zamlar ne demek oluyor. İşin daha da üzücü yanı açıklanan ocak ayı enflasyon rakamlarıdır. Yıllık bazda enflasyon %12,15 olarak belirlenmiştir. Peki nasıl belirlenmiş; TUİK kira, fatura ve gıdanın enflasyon hesabındaki payını azaltarak hesaplamaya gitmiş. İnsanımız maaşını aldıktan sonra kira, fatura ve gıda alışverişini yapınca elinde para kalmıyor. Ama iktidarın bundan haberi yok! Çünkü iktidarın enflasyonu ile milletin enflasyonu farklı.
Ekonomiyi düzeltemeyen yönetim rakamlarla oynuyor ve bu üç kağıt ekonomisi ile bu gemi yüzdürülemez!
Eksi 30’larda bu toprakları terk etmemek için ciddi fedakarlık yapan hemşehrilerimiz iyileştirme beklerken, hayatı zorlaştıran zamların sürekliliği ve üretime dayalı istihdam alanlarının oluşturulmaması binlerce Erzurumluyu Erzurum'dan koparıyor.
İşte TÜİK'in açıkladığı son rakamlarda Bayburt ve Erzincan Göç alırken Erzurum'un göç vermesi elbette bu şehrin siyasilerinin şapkalarını önlerine koyarak düşünmelerini gerektirmektedir. Siyaseti üretim alanından çıkarıp şova dönüştürenlerin şehrimizi getirdiği nokta ortadadır.  
KUDÜS MİTİNGİ DAVETİ
Son olarak gündemimizin önemli konularından birisine daha temas etmek istiyorum.
Malumunuz olduğu üzere ABD Başkanı Trump Filistin meselesinde insanlığın gözünün içine baka baka yüz yılın anlaşması diyerek yüz yılın rezilliğine imza atmıştır. BOP projesini ve Arz-ı Mevud hayallerini gerçekleştirme yolunda hızla ilerlemek için çaba sarf etmektedir.
Fakat “Bedeli ne olursa olsun Müslümanca yaşamanın haysiyetine talip olanlar” bu projenin sonuna kadar karşısındadırlar. Ne gerekiyorsa yapmak için hazırdırlar. Çünkü Kudüs demek Mekke, Medine, Şam, Trablus, İstanbul demektir. Eğer bugün Kudüs’ü müdafaa edemezsek yarın Erzurum'u, Diyarbakır’ı, Konya’yı, İstanbul’u müdafaa edemeyiz.
Biz 1897 Basel Kongresi’ni bilmezsek bugün ki hadiseleri doğru yorumlayamayız.
1917’de Balfour Deklarasyonu’nun nereden çıktığını anlamazsak bugün ki hadiseleri doğru yorumlayamayız.
1947’de İsrail’in BM tarafından ne kadar garip gerekçelerle kurulduğunu anlamazsak bugün ki hadiseleri anlayamayız.
1991’de SSCB’nin dağılması ile Siyonizm dünyayı tek başına şekillendirme adımları atmaya başlamıştır.
Bu tarihte alınan ilk karar hedefin artık komünizm değil İslam âlemi olduğunu vurgulamışlardır.
Son olarak ise 11 Eylül hadiselerini de ayrı bir merhale olarak görmek mecburiyetindeyiz.
Bu hadise akabinde ABD Başkanı kendi ağzından Haçlı seferi ilan etmiştir. Bunlar tesadüf olarak olmuş olaylar değildir. Belirli bir hedefe yönelmenin getirdiği bir süreçtir. Herkes bilmeli ki bizim tarihimiz şerefli sahifelerle doludur hiçbir zaman Müslümanlar Yahudilere zulmetmemiştir. Zulüm her zaman Hıristiyan cephesinden gelmiştir. Müslümanlar Yahudi düşmanı değildir ama zulmün ve haksızlığın karşısındadırlar. Bu sebeple dünya siyonizmine kararlılığımızı göstermek için 9 Şubat Pazar Günü Yenikapı’da Büyük Kudüs Mitingi’ni hep birlikte icra edeceğiz.
Unutulmamalı ki Moğollar Bağdat’a yürürken Hanbelî ve Şafi âlimleri kendi aralarında sert fıkhi tartışmalar yapıyordu. Fakat Moğollar Bağdat’ı tarumar edince Hanbeli, Şafi, Hanefi diye ayırt etmediler.
Bugün tarih değil hatalar tekerrür ediyor.
İslam dünyası içinde bulunduğu tartışmalardan sıyrılmalı Siyonizm’e karşı tek bir yürek olmayı başarmalıdır. Bu sebeple Yenikapı’da gerçekleştireceğimiz mitinge Erzurum olarak otobüs ve özel araçlarla katılım sağlayacağız. Siyasi görüşü, partisi, ideolojisi, inancı ne olursa olsun hemşerilerimizi bu mitinge davet ediyoruz.
Son olarak Avrupa Büyükler Güreş Şampiyonasında ülkemizi Pasinler ilçemizden temsil edecek Milli Güreşçimiz İbrahim Bölükbaşı kardeşimize de başarılar diliyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle her birinizi selamlıyor, hayırlı günler diliyorum.''