Mahir Ünal'dan 'Ali Babacan AK Parti oylarını bölebilir mi?' sorusuna yanıt

politika Düzenleme Tarihi : 29 Ağustos 2020 00:40 Haber Girişi : 29 Ağustos 2020 00:47
Mahir Ünal'dan 'Ali Babacan AK Parti oylarını bölebilir mi?' sorusuna yanıt

Ali Babacan AK Parti oylarını bölebilir mi?

[15:09, 28.08.2020] Hakan Yazar: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Mahir Ünal katıldığı televizyon programında soruları yanıtladı. Ünal, "Ali Babacan AK Parti oylarını bölebilir mi?" sorusuna "Bugüne kadar yaptığımız araştırmalarda ne Babacan'ın ne de Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu parti bizim tabanımızdan oy gitmiş değil. Zaten oy diyebileceğimiz bir oy oranları da söz konusu değil" ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Mahir Ünal oldu Haber Global'de Jülide Ateş'le 40 programının konuğu oldu.


İşte Mahir Ünal'ın sorulara verdiği yanıtlar:

Aileniz varlıklı olmasaydı siyasete girebilir miydiniz?

Siyasetçi bir aileden geldiğim doğru. Kardeşlerim ülkücüydü. Ben evin en küçüğüydüm. Demokrat Parti ve MHP çizgisinin ortasında bir yerdeydim. İstanbul'a geldiğimde Koca Sinan Lisesi'nde bir edebiyat öğretmenimin beni Türk Edebiyat Vakfı'na götürmesi hayatımı değiştiren olaylardan biri oldu. Siyasete girmeyi hiçbir zaman düşünmedim. Siyasete girişim; ustam, değerli abim, dostum, 15 Temmuz'da aramızdan ayrılan şehit Erol Olçok'un beni siyasete katmasıyla oldu

Cemevlerine ibadethane statüsü neden verilmiyor?

İlahiyatın meseleleriyle siyasetin meselelerini farklı ele almak gerekiyor. Bu soruyu bana bir siyasetçi olarak soruyorsanız AK Parti olarak bu mesele her zaman gündemimizde olan bir mesele. Uzunca bir süredir birçok Alevi vatandaşımızın da şikayetçi olduğu, 'Ali'siz Alevilik anlayışının bir alternatif gibi sunulması başka bir anlayış, cemevlerini bir anadolu irfan merkezi olarak görmek başka bir anlayış diye düşünüyorum.

Karadeniz'de bulunan doğalgaz Türkiye'nin sorunlarını çözmeye yeter mi?

Umudumuzu ve inancımızı artırmak için çok kıymetli bir başlangıç. Çünkü İngiltere'ye, Katar'a, Rusya'ya baktığınızda doğalgazı hangi süreçte bulmuşlar ve doğalgazı bulduktan sonraki sürece bakmanız gerekir. Ben meseleye daha çok psikolojik olarak bakıyorum.Türkiye'de yıllardan beridir hep söylediğimiz bir şey vardı "bizim doğalgazımız yok, bizim petrolümüz yok." Bunun oluşturduğu öğrenilmiş çaresizlik vardı. Doğalgaz müjdesi her şeyden önce öğrenilmiş çaresizliği kırdı. Ben Doğu Akdeniz'de petrol de bulunacağına inanıyorum.

Karadeniz'de bulunan doğalgaza yabancı firmalar ortak mı?

(Necdet Pamir'in "Schlumberger" ve "Yerli-Milli" iddiaları üzerine) Şimdi öncelikli olarak Necdet Pamir'in iddialarıyla ilgili Enerji Bakanlığı açıklama yaptı ve meselenin anlattığı gibi olmadığı ifade edildi. Burada açıkçası benim tanıtım ve medya başkanı olarak teknik açıdan anlaşmanın detaylarına hakim olmam söz konusu değil. Ama aynı şeyi yerli ve milli arabada da yaptılar. Sonuçta siz bir ülke olarak uluslararası hizmet almanız gayet normal. Türkiye'nin kendi arabasını tasarlarken tasarım konusunda yurt dışından hizmet alması son derece normalken yine aynı tezleri ortaya koydular. Şu anda Türkiye kendi sondaj gemisiyle kendi petrol ve doğalgazını ararken doğal olarak bütün uluslararası şirketlerin, devletlerin yaptığı gibi parasını ödeyip hizmet alıyor. Bu hizmet alımı ortaklık anlamına gelmez.

Ayasofya neden şimdi ibadete açıldı?

Çünkü şimdi zamanıydı. Benim çocukluğumun gençliğimin, hepimizin ortak hayaliydi, Ayasofya'nın ibadete açılması. Burada şuna karşı çıkıyorum; 1934'te devlet aklı Ayasofya'yı müzeye dönüştürmüşse, bugün aynı devlet aklının onu camiye dönüştürmesi birbirinin karşıtı değildir. Öncelikle bunu doğru koymak lazım. Tapu senedinde burası zaten cami olarak kayıtlı. Bunun zamanı neden şimdi derseniz ben de şunu söylerim; "Şimdi değilde ne zaman?"

Seçimden önce Cumhurbaşkanımıza Ayasofya Camii'nin açılması teklif edildiğinde Cumhurbaşkanımız, "Ayasofya Camii'nin mehabeti onun seçim sürecinde konuşulmasına uygun değildir" demiş ve seçim öncesinde sayın Cumhurbaşkanımız böyle bir konunun gündeme getirilmesini bile istememiştir.

"AK PARTİ, CUMHURİYET'İN KAZANIMLARININ SAVUNUCUSU VE GARANTÖRÜDÜR"
Milli bayramların kutlanmasına karşı mısınız?

(30 Ağustos tepkileri üzerine) Hayır. Karşı olamayız çünkü AK Parti, Cumhuriyet'in kazanımlarının savunucusu ve garantörüdür. Burada herhangi bir şekilde milli bayramlarımıza dönük bir durum söz konusu değil. 15 Temmuz hassasiyeti çok sıcak ve taze olmasından kaynaklanan bir hassasiyet. 15 Temmuz'u bence milli bayramlarımızın karşısına koymak, Malazgirt'i 30 Ağustos'un karşısına koymak doğru değil. Dediğim gibi bizim milli bayramlarımızla ilgili herhangi bir sorunumuz söz konusu değil.

Netflix'i RTÜK'e mi bağlamak istiyorsunuz?

Burada karar verici irade ben değilim. Siyasetin bir sorumluluğu vardır. Siyaset toplumsal sorunların çözüm yoludur. Netflix ile ilgili toplum bir denetim yapıyor zaten. RTÜK'ün Netflix ile ilgili pozisyonu nedir, hükümet ne düşünüyor bilmiyorum.

Mahir Ünal İstanbul Sözleşmesi'nin iptalinden yana mı?

Bir metinden söz ediyoruz. Bir metin toplumun ahlaklı ya da ahlaksız olmasını sağlamaz. Yani sözleşmeyi iptal ettiğimiz gün toplumun ahlak seviyesi artacak bakış açısını kabul etmiyorum. İstanbul Sözleşmesi aileyi ve kadını, özelde kadına karşı şiddeti, genelde şiddetin toplumsal hayattan arındırılmasına yönelik birçok önlemlerden bahsediyor. Bu bir paradigmanın bir bakış açısının ele alındığı genel bir paket. Bu yönüyle bakıldığında İstanbul Sözleşmesi'nde bulunan bazı ifadeler bazı kesimlerde bir rahatsızlık oluşturdu. İnsanların özellikle son dönemde aile içi şiddetin artması ki bu sadece Türkiye'de değil, dünyada psikopatoloji ciddi anlamda artıyor. Mesela Amerika'da bu konuda yayınlanmış yüzlerce makale var. Bu psikopatolojiyi bir inanç, bir siyasi görüş üzerinden konuşmak başka bir şey. Burada temel sorun; şiddeti, psikopatolojiyi, nevrotik bozuklukları bir siyasi görüşün, dini görüşün doğurduğu sebepler gibi konuşmak son derece yanlış. Burada AK Parti İstanbul Sözleşmesi ile ilgili değerlendirmelerini yapıyor. Tarafları dinliyor ve bununla ilgili verilecek karar kamuoyu ile paylaşacak. Ben İstanbul Sözleşmesi konusunda ortadayım. Bir sözleşme üzerinden ahlak ya da ahlaksızlığın ortaya çıkacağını düşünmüyorum.

AK Parti erken seçim istiyor mu?

Biz her ay 3 ile 5 arasında kamuoyu araştırması yapıyoruz ve dört ayrı anket şirketiyle çalışırız. Bunların yaptığı araştırmaları algı haritalarıyla çıkarır, seçmen sadakatinden partiler arasına geçişe kadar bunları belirler ve iletişimimizi bu araştırmalara göre kurgularız. Bizim yaptığımız bu araştırmaların erken seçimle bir alakası yok. 3 yıl gibi bir iktidar süresi olan bir siyasi partinin erken seçim istemesi hiç de makul değil.

AK Parti'nin yerel seçim stratejisinde yanlış neredeydi?

Seçim kampanya ile kazanılmaz. Seçim, oluşan psikoloji ile kazanılır. Biz ne 31 Mart seçimlerini ne de 23 Haziran'ı kaybetmiş olarak görüyoruz. 31 Mart'ta seçmen bize yüzde 52 onay verdi. Bu bizim için kıymetliydi. Ama bunun karşılığında İstanbul ve Ankara'yı bizden aldı. 23 Haziran'da biz şunu yapabilirdik, 13 bin oyun peşine düşmek yerine seçimin tekrarını istemeyebilirdik. Ama her bir oyun bir irade olduğunu bilerek o iradeye sahip çıkmak gerektiği motivasyonuyla hareket ettik.

AK Parti neden sandıktan çıkan sonucu beklemeden hareket etti?

AK Parti bugüne kadar girdiği her seçimi kazanmış bir parti. Bizim seçmenimiz çok sadık diyemeyiz. Bizim seçmenimiz 2009'da bizi yüzde 38'e düşürdü, bizim seçmenimiz 7 Haziran 2015'te bizi yüzde 40'lara düşürdü. Bizim seçmenimiz bizimle konuşuyor, ilişki kuruyor. Bizim seçmenimiz gerek gördüğünde bizi uyarıyor.
[17:35, 28.08.2020] Hakan Yazar: Fransız Macron, Lübnanlı siyasi seçkinlere baskı yapmak için Beyrut'a gidecek

Bir Fransız cumhurbaşkanlığı yetkilisi Cuma günü yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un yerel politikacılara acil reformları uygulayabilecek bir hükümetin kurulması konusunda baskı yapmak için önümüzdeki hafta Beyrut'a gideceğini söyledi.
Macron'un önümüzdeki Pazartesi günü Beyrut'a yapacağı ziyaret öncesinde gazetecilere verdiği demeçte, "Başkan pes etmeyeceğini söyledi. Yapılması gerekenleri yapma ve bu programı uygulamaya koymak için gerekli baskıyı uygulama taahhüdünde bulundu." Salı.
Yetkili, Lübnanlı siyasi partilerin geçici olarak kenara çekilip bir hükümet değişikliği yapılmasını sağlama zamanının geldiğini de sözlerine ekledi