yazarlar Haber Girişi : 02 Nisan 2020 20:51

İzmir'in dağlarında çiçekler açar

Günümüzde, ne yazık ki her şey adalet ve hakkaniyet dairesinde cereyan etmiyor.İş ehlinden çıktı. Haksızlık ve adaletsizlik konusundaki en sık örnekler de, makam, mevki ve rütbe ile ilgili hakların tesliminde görülmektedir.

Günümüzde, ne yazık ki her şey adalet ve hakkaniyet dairesinde cereyan etmiyor.İş ehlinden çıktı. Haksızlık ve adaletsizlik konusundaki en sık örnekler de, makam, mevki ve rütbe ile ilgili hakların tesliminde görülmektedir.

Bir bakıyorsunuz, işin ehli olabilecek birçok insan kenarda beklerken, hiç ummadığınız birisi devletin üst kademelerinden birine atanabiliyor. Ya da, terfi sırası bekleyen bir sürü insanın içerisinden en umulmadık ve haketmeyen insanlar terfi alabiliyor.

Haksızlık ve adaletsizliğin en çok görüldüğü alan ise siyaset. Önümüzdeki seçimler için şimdiden bazı adaylar takla atmaya başladılar. Pek çok koltuk sevdalısı ise heyecanlı bir bekleyiş içerisindeler. Umarım isabetli kararlar alınır ve en çok hakeden insanlar önümüze dayatılır . Ondan sonrası zaten halkın bileceği bir iş ve halkın iradesiyle seçilenlere saygı duymak gerekir.


Hakedilmeden elde edilen yüksek makamlar, tesadüfen elde edilmezler. Haksız makam sahipleri genellikle ya birilerinin sırtına basarak, ya da güç ve itibar sahibi bazı insanların tavassutuyla o makamlara gelirler. Hatta bunların bazıları, daldan dala zıplayarak füze hızıyla yükselirler. Hızlarına kimse yetişemez. Siz arkalarından bakar  ve nasıl o makamlara geldiklerini anlayamazsınız bile. Bazen de onların hızlı yükselişlerinin sebebini bilmeden sadece iç geçirirsiniz. Çünkü, elde edilen şey sadece bir makamdan ibaret değildir. O makama bağlı olarak bazı ekonomik kazançlar, itibar ve güçtür.

Ya da, Allah'ın size öylesine bir haksız makamı nasip etmediğine şükredersiniz.

Bu tür insanlarda gözlemlenen husus ise, kerameti kendilerinden menkul bilmeleridir. Bunların bir kısmı vefasız da olurlar. Makam ve mevkiyi elde ettikten kısa bir süre sonra, kendilerini o makamlara getirenleri unuturlar, görmez olurlar ve tanımazlar. Çünkü artık kendileri de güçlüdürler. Kendilerini o makamlara getirenlere ihtiyaçları kalmamıştır. Yani kısacası, nankördürler.İlimizde bunu çok sık yaşadık, öyleki 4 yıl içerisinde yapılan bütün seçimler de ve atamalar da kazananlar hep aynı harekette bulundular. Ufak ufak yine bazı kurum ve kuruluşların atama dönemi başladı. Bakalım şimdi yüz çevirdiklerini baş tacı yapacaklar mı ? Unutumayın Tilki gevene bir sefer oturur. 

Bu insanlarda görülen bir başka haslet ise, haksız kazançlarına ve elde ettikleri makamlara ait kolayca kılıf bulmalarıdır. "Efendim ben zaten bu makama en yakışan kişiydim, benden iyisini mi bulacaklar", "Bakın görüyorsunuz, ben bu makamdayken kaç kişiyi işe aldım, yardım ettim, ve şu şu işleri başardım" diye utanmadan övünürler. Hiç bilmezler ki, haksız bir sermaye ve atamayla başlayan yükseliş yolculuklarındaki hayırların, kendilerine faydası yoktur.

İsmini hatırlayamadığım, fakat dünyanın en zengin insanlarından birinin şöyle bir söz söylediğini okumuştum:

"Bana ilk sermayemi nereden kazandığımı sormayın; fakat, sonra kazandığım bütün paranın hesabını kuruşu kuruşuna veririm"

Yani, düğmeyi baştan yanlış iliklersen sonrası da hep yanlış olur. O nedenle, kazancının mayası haramsa, diğer bütün kazandıkların haramdır.

Bir başka husus ise, böylesi insanların o makamlarda geçici olduklarını hiç hesaba katmamalarıdır. Ölünceye kadar o makamlarda kalacaklarını ve çok uzun ömürlü olduklarını düşünürler; had bilmezler ve ukeladırlar. Oysa ki bu tip insanların ömürleri de kısa olur. Fakat bunu farkettiklerinde ise, maalesef çoktan iş işten geçmiş olur. Artık etraflarında ne yüzüne bakabilecekleri insanlar, ne de eski şakşakçılar ve dalkavuklar kalmıştır.Bunu günümüz de koltuğunu kaybetmiş insanlara sorup referans alabilirler. Kurumun da zamanın da kralcılık oynayanlara şimdi şaklabanlık rolünü bile vermiyorlar. 

Ey güzel insanlar                                             Ebû Ya’lâ Ma’kıl İbni Yesâr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre,
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Müslümanların işlerini üstlenip de onlar için çalışıp çabalamayan hiçbir yönetici, onlarla birlikte cennete giremez.”

(Müslim, Îmân 229, İmâre 22

Kökleriniz sağlam değilse ve birilerinin sırtında yükselmişseniz bilin  ki ömrünüz kısadır.
Birilerinin sırtında bir yerlere gelmişsiniz, ukelalık yapmayacaksınız , haddinizi bileceksiniz. 

Yükselmek istiyorsanız adım adım yükselin, kökleriniz sağlam, ömrünüz uzun olsun. Zira, yükseklerde havalar fırtınalı ve soğuk olur. Böylesi kötü hava şartlarına dayanabilmek, için köklerinizin sağlam olması gerekir.Ha birde koltukta iken insanlara nasıl davranırsanız misli ile geri alacaksınız emin olun.Ve yine İzmir'in dağları çiçekler açacak
 

Etiketler : Hakan Dikmen