İİT: Hedefimiz Müslümanların haklarını korumaktır

Dünya Düzenleme Tarihi : 13 Eylül 2020 20:09 Haber Girişi : 13 Eylül 2020 20:10
İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi Genel Direktörü Dabur, İİT'nin temel hedeflerinden birinin, dünyadaki Müslümanların haklarını ve menfaatlerini korumak olduğunu belirtti.

İİT: Hedefimiz Müslümanların haklarını korumaktır | Milat Gazetesi

İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi Genel Direktörü Dabur, İİT'nin temel hedeflerinden birinin, dünyadaki Müslümanların haklarını ve menfaatlerini korumak olduğunu belirtti.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörü Nebil Dabur, İİT'nin temel hedeflerinden birinin, dünyadaki Müslümanların haklarını ve menfaatlerini korumak olduğunu belirtti.

İİT'nin bir alt organı olan ve 1978'de kurulan SESRIC, istatistik, ekonomik ve sosyal araştırma ile eğitim ve teknik iş birliği alanlarında çalışmalar gerçekleştiriyor.

SESRIC, 14-17 Eylül'de Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile ortaklaşa "İİT Üye Ülkelerinin Genç Diplomatları için Dijital Diplomasi Eğitimi" başlıklı eğitim programını düzenleyecek.

İİT bünyesinde 1996'dan beri görev yapan ve geçen yıl martta SESRIC'in yeni Genel Direktörü olan Dabur, 4 gün sürecek eğitimle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İİT'nin kuruluş amacına dikkati çeken Dabur, "İİT'nin temel hedeflerinden biri, dünyadaki Müslümanların haklarını ve menfaatlerini korumaktır." dedi.

Başlangıçta belirlenen hedeflere ulaşmada bir uluslararası veya bölgesel kuruluşun performansını değerlendirmenin kolay olmadığına dikkati çeken Dabur, şunları kaydetti:

"Farklı çevrelerde belki de yaygın bir yanlış anlama mevcut. İİT'nin performansını değerlendirirken her zaman İİT'nin bir kurum olarak performansını değerlendiriyorlar. Aslında herhangi bir kurumun performansı, bu kurumun üyelerinin, üye ülkelerin performansının yansımasıdır. Bu, 57 üye ülkenin kilit rol oynaması ve siyasi iradesidir. Üye ülkelerin rolünü değerlendirmemiz gerekiyor. Müslümanların haklarının korunmasına yönelik 'Ortak İslami Eylem' dediğimiz şey, gerçekten ortak mıdır?"

İİT'ye üye ülkelerin çok "heterojen" bir yapıya sahip olduğuna ve bu nedenle "ortak anlayışın" zorluğuna vurgu yapan Dabur, "İİT ülkeleri, ekonomik kalkınma, siyasi sistem ve dış politika açısından da oldukça heterojen ülkelerdir. Bu ülkeler sadece İİT üyesi değil, aynı zamanda birçok bölgesel ve uluslararası kuruluşun da üyeleri. Bu nedenle bu heterojenlik, onları bölgesel ve uluslararası konular, hatta dünyadaki Müslümanların çıkarları ve hakları meselesi de dahil, ortak bir anlayışta bir araya getirmemizi zorlaştırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Dabur, İİT'nin, Filistin meselesinin uluslararası arenada takipçisi olduğunu belirterek "Filistin davası halen İİT'nin en önemli gündemlerinden biridir." ifadesini kullandı.

Myanmar'daki Arakan Müslümanlarını korumak için İİT'nin son zamanlarda daha aktif rol aldığını da kaydeden Dabur, "Son on yılda İİT gerçekten Arakan Müslümanlarını korumak için uluslararası alanda daha aktif küresel rol oynamaya başladı diyebilirim." diye konuştu.

Dabur ayrıca İİT'nin Güney Filipinler'de ve Güney Tayland'da Müslüman azınlıkların yaşadığı sorunların çözümünde de önemli roller oynadığını vurguladı.

Diplomasi Kapasite Geliştirme Programı

SESRIC bünyesinde, tarımdan ticarete, finanstan turizme 23 sektörel kapasite geliştirme programının bulunduğunu kaydeden Dabur, 2017'de "Diplomasi Kapasite Geliştirme Programı" başlattıklarını dile getirdi.

Dabur, programın amacının "İİT üye ülkelerindeki genç diplomatların becerilerini ve kapasitelerini geliştirmeye katkıda bulunmak" olduğunu belirterek "Üç yıl önce üye ülkelerimizin Dışişleri Bakanlığındaki bu genç diplomatlara eğitim vermek veya bilgi ve tecrübe kazandırmak amacıyla yola çıktık." dedi.

Her yıl İİT'de tartışma ve incelemelerin ardından bir program teması belirlediklerini kaydeden Dabur, "Geçen yıl, uyuşmazlık çözümü ve ara buluculuk konusuyla başladık. Çünkü İİT üyesi ülkelerdeki resme bakarsanız, maalesef dünyadaki tüm çatışmaların yüzde 60'ından fazlası İİT üyesi ülkelerde yaşanıyor. Bu nedenle genç diplomatların, bu çatışma çözümünün tekniğini, becerilerini ve diplomatik bakış açısıyla ara buluculuğu öğrenmeleri gerektiğini düşündük." ifadelerini kullandı.

Bu yılın teması: Dijital Diplomasi

Bu yılın temasını "Dijital Diplomasi" olarak seçtiklerini aktaran Dabur, "Neden dijital diplomasi? Çünkü artık bilgi ve iletişim teknolojisinin hayatımızın her alanında çok ama çok önemli bir rol oynadığı çağda yaşıyoruz. (Yeni tip koronavirüs) Salgından önce de bilişim çağını yaşadığımız bu dönem, diplomatların diplomasi çalışmalarına da yansıyor. Örneğin, sosyal medyanın diplomasideki rolünün de önem kazanmaya başladığını görüyoruz." diye konuştu.

Dabur, 4 günlük "Dijital Diplomasi" eğitiminin ardından, katılımcıların "dijital diplomasi ve dijital gücün çerçevesini anlayabilmelerini", "dijital diplomasi ve dış politika hedefleri arasındaki ilişki hakkında bilgi edinmelerini", "en azından etkili dijital diplomasi stratejileri geliştirme ve izleme sürecini kavramalarını" ve "yeni teknolojilerin gelişiminin ve bunların etkilerinin diplomatik gündemin bir parçası olarak nasıl tartışıldığını anlamalarını" beklediklerini söyledi.

Eğitimde ders verecek eğitmenlerin çeşitliliğine dikkati çeken Dabur, "Eğitime Türkiye'den ve dünyanın dört bir yanından çok seçkin eğitmenleri davet ediyoruz. Bu eğitmenler, dijital diplomasi alanında uzmanlıklarını paylaşacaklar. Eğitimi verecek eğitmenlerimiz (sadece) teorik değil gerçek, pratik deneyime de sahipler." ifadesini kullandı.

İlk kez çevrim içi ortamda düzenlenecek

Bu yıl 4'üncüsü düzenlenecek Diplomasi Kapasite Geliştirme Programı'nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ilk kez çevrim içi ortamda olacağına dikkati çeken Dabur, "Bu yaklaşımı (aslında) pandeminin başlangıcından beri başlattık. Mart ayından bu yana, farklı alanlarda çevrim içi olarak 12 eğitim kursu gerçekleştirdik. Kendimizi geliştirdik ve gerçekten çok iyi gidiyor diyebilirim. Hatta kursiyerlerden çok sayıda (olumlu) geri bildirim alıyoruz." dedi.

Dabur, bu yaklaşımı benimsemelerinin sebebinin, salgın sonrasına ertelemek yerine, katılımcıların aynı motivasyonla eğitimi sürdürmelerini sağlamak olduğunu söyledi.

Bugüne kadar yaklaşık 27 üye ülkeden 70'ten fazla katılımcının, Dijital Diplomasi programına katılacaklarına ilişkin teyidini aldıklarını kaydeden Dabur, "Buna ilgi gösterdiler. Bu yılın konusu biraz daha yeni, daha çekici." değerlendirmesinde bulundu.

İİT üye ülkelerindeki genç diplomatlara iki tavsiyede de bulunan Dabur, "Öncelikle diplomasi alanının kendine özgü gereksinimleri vardır. Sadece teorik olarak değil, örneklere, bilgi ve beceriye ihtiyacı vardır. Bu nedenle, diplomasi alanlarıyla ilgili herhangi bir konuda kapasite geliştirme ve eğitim fırsatlarından yararlanmalarını tavsiye ederim." ifadesini kullandı.

Dabur ayrıca katılımcıların İİT'ye aşina olmalarını ve bu organizasyonun kendisi için belirlenen hedeflere ulaşmak için nasıl çalıştığı konusunda bilgi edinmeleri tavsiyesinde de bulundu