23 NİSAN, NEDEN NEŞELİ OLAMIYOR İNSAN ?

Köşe Yazıları Haber Girişi : 22 Nisan 2022 17:35

23 Nisan anlam ve önemi nedir? 23 Nisan neden kutlanır? 23 Nisan'da ne  oldu? - Takvim

Dünyadaki tüm halklar için çocuklar en değerli varlıktır, mutluluktur, yarınları için güvencedır. Onların her anlamda iyi yetişmesi için tüm çabalar sarfedilir. Bu anlamda 23 Nisan çocukların değerli bir varlık ve geleceğin kıymetlisi olduğu en iyi anlaşıldığı günlerden biridir.

Bir ulusun kaderinin belirlendiği bir günün çocuklara atfedilmiş olmasının önemi ve değeri ölçülmez bir güzelliktir. Bir iradenin ve  devletin bunu bahşetmiş olması önemini daha da artırıyor.

Ama gel gör ki o ülkede  günün anlam ve önemine uygun düşmeyen politikalar izleniyor. Çocuklar Kur’an kursları adı altındaki yerlerde dedeleri yaşındaki insanların istismara uğrayabiliyor.Yine çocukların bütünlüklü haklarıyla değerli olduğu o ülkede Çocuk Hakları Sözleşmesine anadilde eğitim hakkına çekinceleri koyulabiliyor. Çatışma alanlarında çocuklar yaşları kadar bedenlerinde kurşunların hedefi olabiliyor. Açıkta bırakılan bombanın infilak etmeleri sonucu  param parça edilmiş bedenlerle çocuklar annelerine teslim edilebiliyor. SMA’lı olan hasta çocuklara yeteri bütçeler ayrılmadığı için tedavileri yapılamayabiliyor. Anneleri cezalandırıldığı için anneleriyle cezaevinin o kötü koşullarında kalmak zorunda bırakılabiliyor. Aileleri fakir olduğu için çocuk yaşta çalışıp, ailelerine destek olmak için okularını bırakabiliyorlar. Çocuk işçi kavramıyla ağır işlerde çocuklar çalıştırılabiliyorlar. Halen çocuk hapishaneleri inşaa edebiliyorlar. Küçük yaşlarda evlendirilen gelin çocuklardan bahsedebiliyoruz. Sigara içme, alkol tüketme, esrar ve eroin çekme  çocuklar arasında her geçen gün giderek yaygınlaşabiliyor. Ailelerinin durumu iyi olmadığı için ve iyi beslenemediği için sağlıklı gelişimini tamamlamayan o kadar çocuk var ki....

Velhasıl çocuklara dair gündemleştirilebilecek daha bir çok sorun mevcut.

Demem o ki toz pembe gösterilen çocuk hayatlarının dışında, gündemleştirilmeyen farklı bir hayat ve realite var. Eğer bu çocukların sorunlarını konuşmazsak realiteyi görmezden gelirsek, mevcut çocuk sorunlarına reel çözümler bulamayız.

Dünya çocuklarına armağan edilen bir bayram olan ‘’23 Nisan’’ öncelikli olarak Türkiye'nin kendi ülkesindeki çocukların sorunlarını gündemine almalı, ilgilenip bu sorunlarına çözüm bulması gerekiyor ki o zaman ‘’23 Nisan Çocuk Bayramı’’ atfedilen güne uygun bir anlam kazanmış olsun.

Bu bayramın özüne uygun davranılması, çocukların sorunlarının minimize edilmesi ve ülke çocuklarını mutlu etmek başlıca görev olmalıdır. Meclis, çocuk gündemiyle toplanmalı ve çocuk sorunlarını tartışıp, çözümler üretmelidir. Bu ülkede mülteci çocuklar sorunu var. Her geçen gün nüfusları sorunlarıyla birlikte giderek artıyor. Bu göçmenlerin kendi içinde çok ciddi sıkıntıları var. Kültürel farklılıkları, anadil eğitimi, sağlık, uyum ve benzeri daha bir çok sorunları mevcut.

 

Unutmayalım çocuklar bütünlüklü haklarıyla saygın ve değerlidir.Bu nedenle çocuk haklarına saygı göstermeliyiz. Gerçek anlamda eğer çocuk haklarında samimiysek çocuk haklarına dair tüm çekincelerden vazgeçmemiz gerekiyor.

 

TÜİK ‘in verilerine göre ‘’Türkiye'nin çocuk nüfus oranının %27,2 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü. 22 milyon 750 bin 657'sini çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun %51,3'ünü erkek çocuklar, %48,7'sini kız çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre; 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun %48,5'ini oluştururken bu oran 1990 yılında %41,8 ve 2020 yılında %27,2 oldu’’

Çocuklara dair ciddi politikaların geliştirilmesi gerekiyor.

Bu anlamda aşağıdaki veriler ülkedeki çocukların mutsuzluk tablosunun göstergesidir:

Hapishanelerde 18 yaş altında 2 bin 743 tutuklu ve hükümlü çocuk var.

Mahpushanelerde anneleri ile kalan, hapse mahkum edilen ve o sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda bırakılan çocuk sayısı ise 743'tur.

 

CHP'nin 2019 raporuna göre 232 çocuk yaşamına son verdi.

Devlet idaresinde öldürülen 700' ün üzerinde çocuk. var.Yurtlarda savunmasız bırakılan, sahip çıkılmayan ve tecavüze uğrayan çocuklar gerçekliği var.

Hanehalkı İşgücü Araştırması 2020 yılı sonuçlarına göre; 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı %16,2 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde; bu oranın erkek çocuklar için %23,4 kız çocuklar için %8,6 olduğu görüldü.

Türkiye'de 15-17 yaş grubunda ucuz iş gücü olarak çalışan çocuk sayısı 720 bin. DİSK'e göre ise bu oran 2 milyonun üzerinde. Bu çocukların çalışma nedenlerinde ilk sırayı yüzde 35.9 ile hane halkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak aldı. Sağlıklı beslenemeyen, eşit eğitim koşullarına sahip olamayan, çocuk yaşta evlendirilen ve çocuk hakları sözleşmesine çekince koyarak çocukların kendi ana dilleriyle eğitim görme hakları elinden alınan çocukların haklarında bir eksiklik yok mudur?

Eğer gerçekten bu bayram çocukların bayramıysa anadil eğitim haklarından çocukları yoksun bırakmak çocuk hakları ihlali değil midir?

Eline silah verilip, kandırılan çocuk yaştaki savaşçı çocuk hiç olur mu?

Bu kabul edilemez bir durumdur. Çocuklar hiç bir şekilde çatışma alanlarının içinde bulundurulmamalı ve çatışmaların tarafı olarak asla kabul edilmemeli.

Çocuklar her türlü istismar alanlarının dışında tutulması lazım. Bu istismarı kimin yaptığına bakmaksızın güçlü bir şekilde karşısında durmak erdemli bir davranış olur. Hiç bir gerekçe çocuk istismarının gerekçesi olamaz.

Onun için uluslararası bir çok sözleşme çocuk haklarına atıfta bulunarak yüksek yararlılıkları gözetilmektedir.

 

Yukarıda ülke çocuklarıyla ilgili bu gerçeklikler varken her şeyi toz pembe görmek ve her şeyi mükemmelmiş gibi göstermek ve davranmak gerçeklerle yüzleşmekten korkmaktır. Bu gerçekler varken sorunları görmezden gelmek ve bu sorunlarla yüzleşmekten kaçınmak iki yüzlülük değil midir?

Farklı ülkelerden farklı kültürlerden çocuklar getirilip, dilleriyle şarkılar söyleme güzelliğini gösterirken kendi ülkesindeki farklılıkları yansıtmamak bir çelişki değil midir?

Tutarlılık ve anlamlılık çocuk bayramının ruhuna uygun olmalıdır.Mesele bir bayramı armağan etmekten çok yaşanabilir ve çocukları mutlu olduğu, her anlamda hak ve hukuklarının korunduğu bir ülke yaratmak temel amaç olmalıdır.

Gelecek kaygısı taşıyan, yoksul ve umutsuz olan çocuklar mutlu olabiliyor mu?

 

Tayyar ÖZBEY/ 22.04.2022

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.